TAŞERON İŞÇİLERE KADRO VERİLMESİ

Değerli üyelerim, dostlarım ve ülkedaşlarım,

Türk emekçisi artık sahip olmuş olduğu iş güvenliği ve sosyal hakları ile her gün biraz daha huzur içerisinde çalışıyor ve kendisini güvende hissediyor.

Bu cümlelerimde beni haklı çıkartan hükümetimize sonsuz minnet ve şükran hislerimi huzurlarınızda dile getirmek isterim.

Dostlarım,

1980’li yılların başlarında, ilk olarak özel sektörde başlayan taşeronlaşma;

24 Ocak 1980 kararları ve neo-liberal politikalar ile hız kazanarak istisnai ve geçici işler için söz konusuyken, günden güne büyüyen bu sistem kamu sektörünün her alanına sızarak, kamu hizmetlerinde ve özel işletmelerde ”güvencesiz ve esnek istihdam” olarak kendisine ciddi boyutta yaşam alanı buldu.

Bu acımasız sistem, bütünüyle sermaye sınıfının, iş yaşamında ve işçi işveren ilişkilerinde kendi lehine avantajlar sağladığı, emek sömürüsünü yaygınlaştırdığı bir uygulama olarak her sektörde kendisine can buldu.

Ve maalesef ki günümüz itibariyle de sanayinin ve kamu hizmetinin tamamında emekçiyi bu sistem içerisinde ucuz ve güvencesiz  bir şekilde  çalışmaya mahkûm etti.

Lakin, göreve geldikleri ilk günden bugüne kadar; gerçek demokrasiyi, laikliği ve gerçek cumhuriyeti hayata geçiren hükümet kadrolarımız, ülkemizi gerçek anlamda batının bilim ve teknolojisine denk hale getirmiş vaziyette.

Her alanda durmadan ilerleyerek hizmetlerine insan merkezli olarak devam eden hükümet yetkililerimiz, ülkemizin kalkınması için kamu ve özel alanda çalışan emekçilerini de yakinen takip etmekte ve iş hayatını iyileştirme politikalarını çalışanın haklarını genişleterek devam etmekte.

İşte bu bağlamda, taşeron anlayışı altında yıllardır ezilmekte olan vatandaşlarını haklarını düzenlemek için  uzun zamandır sürdürmüş olduğu çok yönlü  çalışmalarının sonuna gelen yetkililerimiz, nihai olarak emekçinin lehine sonuçlanacak şekilde taşeron konusuna noktayı koymuş vaziyette.

Yaklaşık 720 bin işçinin kamu’da kadrolu olarak yeni iş hayatına başlayacak olmaları hiç şüphe yok ki ülkemiz iş dünyasına ve sendikal yaşama büyük bir canlılık ve heyecan getirecektir.

Bu hakikatler ışığında, ülkemiz yarınlarının bugünlerden çok daha aydınlık olacağı hakikattir.

Ne mutlu bu ülke için hak, hukuk ve adalet ile çalışanlara. Ne mutlu hak ile çalışanların yanında olanlara.

Saygı ve selamlarımla

H.Necip Nalbantoğlu

Yorum Bırakın